24 Ağustos 2009 Pazartesi

Bir Cellata Palyanço Şapkası




sazını kırıyorum türkülerin
ezan saati diyerek
aslında bulaşabilir diye bir hasret
sözünü kesiyorum herifin birinin
şiire dönüşebilirdi söylemek istediği kasvet

acılı bir adana kadar susatıyor
ve görünmez bir kesikten akıyor
anıların kanı masanın altından altından
atıştırıyorum biraz peynirden biraz kavundan
sargı bezi lazım olabilir birazdan

duvara vurursa bir adam yüzünü
ortalığa zaman saçılabilir
ve bir saniyede herkes yıllara yakalanabilir
ak peçeteler kara bir hüzne bulanabilir
açıyorum dizimin üstünde
tabağın kenarında bir gülüş bırakıyorum
kandırabilme ihtimali var küskünlüğü
üflüyorum masamızdan yüreğin külünü
okkalı bir yudumun ardından
anason kana karışmadan

ıslığımla hüzün kovuyorum
melodisi kıvrak parçalara rekabet
tokuşuyor kadehler şen şakrak
yaralı bir iç sessizliğe vuruyorum dümtekleri
pelte dilimin yardımıyla unutuyorum cümleleri
herkesin ölüsüyle bir
defnediyorum ölü düşlerimi neşeli neşeli

hareket vakitlerini anons ediyorum
mutluluğa varmayan gemilerin
böyle zamanlarda güzel duruyor
bir cellata palyanço şapkası
herkesin ölüsüyle bir
defnediyorum ölü düşlerimi neşeli neşeli


Murat Kayali

Hiç yorum yok: